İLİN GENEL DURUMU

 

            İLİN TARİHÇESİ

 

            Anadolu’nun en eski şehirlerinden biri olan Sinop, daha Tunç Çağında insanlar tarfından iskan edilmiştir.M.Ö. 3000 yıllarında Karadeniz’in yerli kavimlerinden Gasgalar tarafından kurulan şehir daha sonraları Asurlu’ ların ticaret yaptığı bir Pazar yeri olmuştur.M.Ö. 8 yüzyılda kendilerine yeni topraklar arayan Milet’ liler ticaret sahasına elverişli ve strajisi kuvvetli olan bugünkü Sinop’ a yerleştiler.Kurdukları bu yeni şehre Sinop adını verdiler.Şehir az bir zaman sonra gelişerek zamanın en büyük ticaret şehirleri ile rekabete başladı.Sinop şöhretini dünyaya yayarak kendi adına  para bastırdı.Halk tarafından idare edilen şehir,değerli bilgin hatip ve siyasetçiler yetiştirdi.Bunlardan İskender’e “ Güneşime gölge etme” diyen meşhur Dioganes (Diyojen ) Sinop’ ludur..

            Anadolu’ya giren ve buradaki Pers idaresine son veren büyük İskender, M.Ö. 333 yılında Ankara dolaylarına gelince,Sinop’ lular O’ na heyet göndererek bağlılıklarını bildirmişlerdir.

            M.Ö.II. Yüzyılda bağımsızlıklarını ilan eden Paflagon’ yalılar,teşkilatlanarak birçok yerleri tekrar zaptettiler.

            M.Ö. 70 yıllarında Sinop’ a giren Roma ‘lılar şehri yağma ettiler.Sinop’ un Roma idaresinde en fazla ilerlemesi Sezar zamanında oldu. Roma’nın ikiye bölünmesi ile Sinop, Doğu Roma toprakları bölümünde kaldı.M.S. 6. yüzyılda ve İmparator Jüstinyen zamanında Sinop’ ta kaleler,su yolları ve kiliselerin yapıldığı görülür.

            Haçlı seferleri sırasında Bizans İmparatotluğu yıkılınca Sinop; Trabzon devletinin elinde kaldı.İç Anadolu’ya yerleşen Selçuklular Sinop’u 3 Ekim 1214 yılında zaptettiler.Selçukluların Sinop’u almalarında 40 sene kadar sonra şehir,Trabzon Devleti tarafından tekrar ele geçirildi.Fakat Rumların Sinop’ ele geçirmelerinden kısa bir müddet sonra şehir Süleyman Pervane tarafından 1261’ de tekrar geri alındı.Pervane ilk olarakta bugünkü medreseyi Sinop2un Rumların elinden alınmasının bir hatırası olarak yaptırdı.

            Sırasıyla Pervane Oğulları ve Osmanlılar döneminde Sinop büyük onarım görmüş,tersaneler,liman ve kale şehri olarak Türk Kültürünün yayılmasına hizmet etmiştir.

            Sinop idari teşkilat olarak önceleri Merkezi Samsun olan Canik Ovasına bağlanmış,Tanzimatın ilanından sonra Kastamonu’ya sancak olmuş,Cumhuriyetin ilanından sonra 1924yılında Vilayet haline getirilmiştir.

           

COĞRAFİK ÖZELLİKLERİ

 

            Sinop ili Karadeniz Bölgesinde, Türkiye’nin, Karadeniz’e çıkıntı yapan 6 km. uzunluğunda, 3 tarafı denizle çevrili Boztepe yarımadası üzerine kurulmuştur.

            Toprakları 41-42 derece kuzey enlemleri ile 34-35 derece doğu boylamları arasındadır. Türkiye’nin en kuzey noktası İnceburun Sinop ili sınırları içinde bulunmaktadır.

            Sinop’un doğu ve güneydoğusunda Samsun, batısında Kastamonu, güneyinde Çorum, kuzeyinde Karadeniz vardır. İlin yüzölçümü 5862 km2 dir. Kara sınırlarının uzunluğu 300 km., kıyılarının uzunluğu 175km’dir. Şehrin güneyi ile kuzey-batısında iki doğal liman vardır. Güneyindeki liman Büyük liman, kuzey-batısındaki liman Akliman adı verilir.

 

            KÜLTÜR VE EĞİTİM DURUMU

 

            Sinop Türk idaresine geçtiği yıllardan itibaren kültüre önem vermiş ve müesseseyi zamanımıza kadar aksatmadan yürütmüştür.750 seneyi aşkın kültür geçmişine sahip olan Sinop gerek Selçuklular ve gerekse Candaroğulları zamanında bu müesseseyi zamanın en yüksek seviyesine ulaştırmıştır.

            Candaroğulları zamanında beylerin öncülük ettiği kültür,Sinop hudutlarını aşarak zamanın dünyasına yayılmıştır. Yine bu tarihlerde yazılan Türkçe Kur’an ve tefsirler Türk Kültürünün dünyaya yayılmasına vesile olmuştur. Kültür durumuna Osmanlılar döneminde önem verilmiştir. Şiir dalında şöhretleri Sinop sınırlarını aşan şairler Osmanlı saraylarında himaye,  teşvik ve saygı görmüşlerdir.

            Cumhuriyet döneminde bu inkişaflar daha da gelişmiş, kültür daha yaygın bir hal almıştır. Yeni harf inkilabını takiben Mustafa Kemal Atatürk dersinin ilkini 15 Eylül 1928’de  Sinop’ta vermiştir.

            Cumhuriyet çağının inkilaplarını bilinçli bir şekilde benimseyen şehirlerden biri olan Sinop,bilhassa kıyafet konusunda çevrenin öncülüğünde yapmış, çarşafı ilk çıkaranlardan olmuş ve modern Türkiye giysileri içinde çağına uymasını çok iyi bilmiştir.

 

EL SANATLARI

 

            Sinop’un en yaygın el sanatlarından biri özellikle yerli ve yabancı turistlerin satın aldığı kotracılıktır. Bugün genellikle yelkenli üzerine çalışılmaktadır. Bunun yanında av malzemeleri yapımı, fildişi, bakır işlemeciliği ve köylerde halı dokumacılığı, cezaevi mahkumları  tarafından halıcılık, boncuk, ağaç ve dekorasyon işleri yapılmaktadır.

           

            FOLKLOR

 

            İlimiz foklor yönünden oldukça zengindir. Türkiye’nin en kıvrak oyunlarının Karadeniz’de bulunmasının yanısıra bölgemizde ağır bir tempo hakimdir. Konular genellikle güzellik unsurları ve gönül oyunlarıdır. Halk oyunları karşılama türündendir. Bunun dışında Kafkasya’dan gelerek buraya yerleşen halkın kendi yöre oyunları ve Batum göçmenlerinin Artvin horonlarını andıran oyun havaları yaygın olmakla beraber, iç kısımlarda  İç Anadolu yöresel oyunlarının özelliğini taşır. Bu oyunlar davul, zurna, tef, saz, mızıka ve tulum gibi çalgılar eşliğinde oynanır. En çok çiftetelli, karşılama, horon, geldi geldi, kadın oyunu, halay, Ayancık eylemleri, Karasuda pazar var oynanan oyunlardandır. Yörenin giysileri hem Karadeniz, hem Kastamonu yöresinden farklıdır. Genellikle el tezgahlarında dokunan keten kumaşlardan ve el işlemelerinden meydana gelmiştir.

 

            EKONOMİK DURUM

 

            Sinop ili yerleşimi dolayısı ile kapalı bir ekonomik hayatı yaşamaktadır. İlin üretgen nüfusu genellikle il dışı ve yurt dışında çalışarak geçimini sağlamaktadır.

            İlimizde 5 adet inşaatlık kereste, ahşap, parke ve yonga levha, 9 balık unu ve yağı 37 kiremit ve tuğla,  iç çamaşırı (SÖKSA) , 4 un ve unlu mamuller, 7 çeltik, 1 peynir ve tereyağı fabrikası ile 2 tütün bakım ve işletme tesisi bulunmaktadır. Bu iş yerlerinde 4159 işçi çalışmaktadır.

            Tarım yapabilen alanlar yüzölçümünün %19.7’sini teşkil eder. Geniş çapta ekilen ürünler Buğday, Mısır, Arpa, Çeltik’dir. Sahil şeridinde Buğday-Mısır, Boyabat ve Durağan ilçelerinde çeltik ziraatı yapılır. Tütün ve Balıkcılıkta halkın gelir kaynakları arasındadır. Amatör balıkçılardan başka büyük  tekne ve trol sahipleri dört mevsimi balıkçılıkla geçirmektedir. Özellikle hamsi, lüfer, palamut, istavrit, mezgit, barbunya, kefal, kırlangıç, izmarit, karagöz, kalkan, kofana, orkinoz ve köpek balığı avlanmaktadır. Meyveliklerin alanı 1428 hektardır.

 

TURİZM

 

            İlimiz gerek sahil şeridinde, gerekse ormanlık bölgelerde bir çok konaklama tesisleri ve kamp imkanlarının bulunduğu bir yerdir. Kilometrelerce uzanan kumsalı ve pırıl pırıl denizi ile Akliman mevkii, yemyeşil orman ve rengarenk çiçeklerle bezenmiş ve denizin bir nehir gibi kara içine girdiği Karadeniz’in tek fiyortu  Hamsoroz deniz, göl, orman ve çölün bir arada bulunduğu her mevsimde kara ve su avcılığının yapılabildiği  SARIKUM, bir çok hastalık için reçete olabilecek nitelikte iri taneli simsiyah kumları, tertemiz denizi  ve tesisleri ile KARAKUM, yemyeşil tabiatı, buz gibi soğuk suları ile ÇANGAL ORMANLARI, SOĞUKSU mevkii, geleneksel şenlikleri, ERFELEK ŞELALELERİ, orman ve balık avcılığı yapılabilen göleti ile BEKTAŞAĞA köyü, gezi ve mesire yerleri ilk akla gelenleridir.

 

            AV TURİZMİ

 

            Balık avcılığının yanında, il merkezinde bulunan Akliman sazlığı, Hamsoroz koyu, Sarıkum bölgesi ve Ada kısmına 18 Ağustos-30 Aralık tarihleri arasında Bıldırcın, Üveyik, Güvercin, Ada tavşanı, 8 Eylül-18 Mart tarihleri arasında Yaban ördeği, Yaban kazı, Su tavuğu, Çulluk avı yapılmaktadır.

            Kurt, Tilki, Çakal ve Yaban domuzu gibi hayvanlar av yasağı kapsamında olmayıp, söz konusu sahalarda yıl boyunca avlanılabilmektedir.

 

İLİN TARİHİ VE TURİSTİK YÖNDEN İLGİ ÇEKEN YÖRELERİ

 

TARİHİ ESERLERİ:

 

1-SİNOP KALESİ: Yarımadanın ender yerinde iç ve dış denize açık olarak kurulmuştur.İlk kurucuları Gaspa’lılardır.Daha sonra Grekliler,Pontoslular, Osmanlılar,Bizanslılar ve Selçuklular tarafından büyütülmüştür.

2-GÖRKEMLİ SURLAR: 2 km uzunluğunda 25-30 metre yüksekliğinde olup,güçlü burçlarla desteklenmiş ve günümüze kadar intikal edilmiştir.

3-SERAPİŞ MABEDİ : Yapıt,sur dışında Helenistik Devirde kurulmuş ve Roma’lılar zamanında kullanılmıştır. Şehitler Parkı içinde yer almaktadır.

4-BALATLAR KİLİSESİ :M.Ö.660 yılında Bizanslılar tarafından yapılan kilise,Bizans sanatının tuğla ve taş işletmeciliğinin en güzel örneklerindendir.

Kilisede bulunan Frekslerin değeri yüksektir.Büyük bir kısmı sağlam olarak günümüze kadar intikal etmiş.Dini sahneler ve Azim tasfirlerinden ibarettir.

5-ALAADDİN CAMİİ :Selçuklu hükümdarı 1.İzzetin Keykavus’un Sinop’u zaptından hemen sonra yapılmıştır.Plan olarak Güneydoğu Anadolu camilerine benzer,enine düzenlenen ibadet yeri ve beş kubbeden oluşan camiinin ortasında bir şadırvan ile avlusu içinde İsfendyar Oğullarına ait bir türbe bulunmaktadır.Camiinin mihrabı görkemlidir.

6-PERVANE MEDRESESİ :1261 Yılında Müiddin Süleyman Pervane tarafından şehrin ikinci kez alışının anısına yapılmıştır. Selçuk Tezniyatı ile giriş kapısı ve avlu çeviren revaklar ile hücrelerden oluşmuş, dikdörtgen avlu ortasında şadırvan ve kuzey ucunda dikdörtgen iki mezar bulunmaktır.

7-TAYBOĞA TÜRBESİ :Selçuklular zamanında yapılmıştır. Sinop’un alınışında büyük yardım olan Çeçe Türk Beyi Tayboğa ve ailesine ait üç sanduka türbe odasında yer almış. Halk tarafından SEYİT BİLAL TÜRBESİ olarak anılmaktadır ve ziyarete açıktır.

8-ALİPAŞA CAMİİ :Tayboğa türbesine bitişik olarak 1876 yılında Kaptan’ı Derya Ali Paşa tarafından yapılmıştır.1898 yılında Abdulhamit tarafından tamir ettirilen cami tüm güzelliği ile günümüze kadar intikal etmiştir.

9-SULTAN HATUN TÜRBESİ : Halk arasında AYNALI KADIN TÜRBESİ olarak bilinir.Müze bahçesinde yer alır.

10-PAŞA TABYASI :Paşa Tabyası yarımada üzerinde Sinop Şehrini kurmak amacıyla 19.yüzyıl başlarında Osmanlılar tarafından yaptırılmıştır. Yarım av şeklinde bir top yatağı, cephanelik ve mahzenlerden ibarettir.

 

GÖRÜLECEK YERLER:

 

Deniz şehri olan Sinop,yemyeşil ormanlık,sarı,beyaz ve ince kumlu plajları,eşsiz piknik yerleri ile bir tatil bölgesidir. Doğal güzellikleri yanında taze et,meyve,sebze,yumurta,süt,balık,midye,bıldırcın ve diğer hayvanları yılın her gününde rahatça bulunabilecek bolluktadır. Bu özellikleri ile Sinop yaşamaya ve eğlenip dinlenmeye elverişli cennetin dünya ile tanıştığı bir yerdir.

 

1-SİNOP MÜZESİ :Yaşamış tüm medeniyet izine ait, Arkeolojik ve Etnoğrafik koleksiyona sahiptir. Şehrin merkezinde bulunmaktadır.

 

2-HAMSOROZ KOYU : Karadeniz’in Fiyortudur. Mavi ve berrak deniz, nehir gibi kara içersine girmiştir. Rus donanmasının kovalaması sırasında birden kaybolduğu zannedilen Hamidiye Kravazörünün gizlediği, kefal,karagöz ve kaya balıklarının bol olarak bulunduğu ve yumurtalarını bıraktıklarını, dip avcılığına elverişli bir yerdir.

 

3- AKLİMAN :Ormanla denizin kucak kucağa olduğu güzel bir piknik yeridir.

 

4-SARIKUM :Tabiatın Sinop’a armağanıdır. Deniz,göl,çöl,ve orman bir aradadır. Kara ve su avcılığı son derece uygun bir yerdir.

 

5-İNCE BURUN :Sinop ve Türkiye’nin kuzey ucu olup, Milli Park hüviyetindedir.

 

6-SİNOP CEZA EVİ : Selçuklular zamanında tersane olarak kullanılan cezaevi 1977 yılında Osmanlılar tersaneden hapishaneye dönüştürülmüştür. Azılı mahkumların Prangaya ve zincire vurulduğu zindanları ve hücreleri ile ünlüdür.

 

7- KALE SURLARI :İki tarafından deniz ile kucaklaşan en yüksek bedenleri ile mahkumların kaçışını engellemektedir.

 

8-SİS DÜDÜĞÜ : Yarımadanın denize uzanan en uç noktasında ve yalçın kayalar arasında bulunan enteresan bir yerdir.

 

9-Erfelek –Tatlıca Şelalesi: Sinop – Erfelek İlçesi sınırları içersinde irili ufaklı bir çok şelaleden oluşan bir doğa harikası.

 

 

İLİMİZDE BULUNAN TARİHİ,KÜLTÜREL,ARKEOLOJİK VE TURİSTİK ÖZELLİKLİ YERLER

 

TARİHİ VE KÜLTÜREL DEĞERLER

MEVKİSİ

1-MÜZELER

Sinop Müzesi

Merkez

2-KALELER

Sinop Kalesi

Merkez

Boyabat Kalesi

Boyabat

3-ÇEŞMELER

Şehitler Çeşmesi

Merkez

4-CAMİİLER

Alaattin Camii

Merkez

Cezayirli Ali Paşa Camii

Merkez

Saray Camii

Merkez

Fetih Baba Mescidi

Merkez

Meydan kapı Camii

Merkez

5-MEDRESELER

Süleyman Pervane Medresesi

Merkez

6-HANLAR

Durakhan

Durağan

7-KAYA MEZARLARI

Türelek Kaya Mezarı

Durağan

Ambar Kaya Mezarı

Durağan

Salar Kaya Mezarı

Boyabat

8-TÜRBELER

Seyit Bilal Türbesi

Merkez

Gazi Çelebi Türbesi

Merkez

Sultan Hanım Türbesi ( Aynalı Kadın)

Merkez

Hatunlar Türbesi

Merkez

İsfendiyaroğulları Türbesi

Merkez

Çeçe Sultan Türbesi

Gerze

9-HAMAMLAR

Aşağı Hamam (Tuzcular Hamamı )

Merkez

Yukarı Hamam ( Alaattin Hamamı )

Merkez

10-TABYALAR

Paşa Tabyaları

Merkez

11-CEZAEVİ

Sinop Cezaevi

Merkez

12-GEZİ VE MESİRE YERLERİ

Bahçeler Mevkii

Merkez

Karakum Mevkii

Merkez

Akliman - Hamsilos Yöresi

Merkez

İnceburun Kıyı Bandı

Merkez

Sarıkum Mevkii

Merkez

Bektaş Ağa Köyü Göleti ve Çevresi

Merkez

Soğuksu

Merkez

Abalı Köyü Piknik Alanı

Merkez

Akgöl

Ayancık