Meme Kanseri ve Kendi Kendine Meme Muayenesi
Bu yazıyı PDF şeklinde
bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız
Meme kanseri, dünyada cilt kanseri dışında en yaygın olan kanser türüdür
ve kanserden ölümler arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sırayı
almaktadır (National
Breast Cancer Coalition 2004). Meme kanserinin görülme sıklığı
ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir.
Türkiye'de
meme kanseri kadınlarda en yaygın görülen kanser türüdür ve 1980-1995 yılları
arasında görülme oranı %11,5'den %14,9'a yükselmiştir. Meme
kanseri kadınlarda tüm kanser türlerinin 1/4'ünden daha fazlasını
oluşturmaktadır. Sağlık Bakanlığı 1999 yılı istatistiklerine göre tüm kanser
türleri içinde meme kanserinin görülme oranı %24.1 dir.
Meme kanserinden ölüm oranı kadınlarda %5,94'tür ve meme kanseri en
fazla 55-64 yaşlar arasında ölüme neden olmaktadır (Fırat 1995,
Sağlık Bakanlığı İstatistikleri 1999).
Meme
Kanserinde Etyoloji
Meme kanseri etyolojisi tam olarak bilinmemekle birlikte aşağıdaki
etmenlerin meme kanseri oluşumunda rol oynadığı ileri sürülmektedir.
Cinsiyet: Kadın olmak meme kanseri
için başlı başına bir etmendir. Tüm meme kanserlerinin %99'u kadınlarda,
%1'i erkeklerde görülür.
Yaş: Yaş ilerledikçe meme
kanseri riski artmaktadır. Yeni meme kanseri tanısı konan hastaların %77'si,
meme kanserinden ölümlerin %84'ü 50 yaş ve üzerindeki kişilerdir.
Daha önce
memede kötü yada iyi huylu tümör olması: Bir memede kanser varlığı diğer memede
kanser riskini 2-6 kez; atipik hiperplazi ise 4-5 kez artırmaktadır. Benign (iyi huylu) meme hastalığının (Fibrokistik
meme hastalığı) meme kanseri oluşturma riski tartışmalıdır.
Genetik: Ailede meme kanseri
öyküsü olması, BRCA-1 ve BRCA-2 genlerinde ve P53 geninde
mutasyon olması meme kanseri riskini artırmaktadır. Meme kanseri olan bir
kişinin annesinde hastalığın ortaya çıkma riski 8,8 iken; bu oran kız
kardeşinde 2,7, kızında ise 4,6 dır. Tüm meme kanserlerinin
sadece %10-15'i kalıtsal kaynaklıdır.
Irk: Beyaz kadınlarda meme
kanseri gelişme riski daha yüksek olmasına rağmen Afrika kökenli Amerikalı
kadınların bu hastalıktan ölme riski daha yüksektir.
Menarş Yaşı: Erken menarşın
(adet başlangıcı) meme kanseri gelişiminde bir risk faktörü olduğu
gösterilmiştir. Menarşı takiben düzenli menstruasyonun başlama süresi de önemlidir. Menarşı erken (12 yaş öncesi) başlayan ve düzenli menstruasyonlara kısa sürede geçen kişilerde meme kanserine
yakalanma riski diğerlerine göre 4 kat daha fazladır.
Menopoz
Yaşı:
Meme kanseri riski ile menopoz yaşı arasında ilişki bulunmaktadır. 45
yaşından önce menopoza giren kadınlarda meme kanseri riski 55 yaşından
sonra bu döneme giren kadınların yarısı kadardır.
Hamilelik
Yaşı:
Hiç doğum yapmamış olma ve ilk doğumu 30 yaşın üzerinde yapmış olma meme
kanseri riskini artırmaktadır. 30 yaşından sonra doğum yapan kadınlarda kanser
riski ilk doğumunu 20 yaşından önce yapan bir kadına göre 4 kat
daha fazladır.
Laktasyon Öyküsü: Emzirmenin meme kanseri üzerindeki etkisi
henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak laktasyonla
birlikte ovulatuar dönemin kısalmasının meme kanseri
riskinin azalmasında rol oynadığı düşünülmektedir. Çin'de yapılan bir çalışmada
5 yıllık emzirme süresinin meme kanseri riskini %30 oranında azalttığı
bildirilmiştir.
Dışarıdan
Hormon Alınması: Hayvanlarda yapılan çalışmalarda dışarıdan östrojen verilmesinin
kanser riskini artırdığı belirlenmiştir. Östrojenler meme dokusundaki normal ve
kanserli hücrelerin büyümesini uyarırlar. Östrojen tümör hücreleri üzerine daha
da etkili olup bölünerek çoğalmalarını sağlamaktadır. Östrojen ve progesteron içeren oral kontraseptif kullanımı ile meme kanseri arasındaki ilişkiye
bakıldığında 10 yıl boyunca oral kontraseptif
kullanan kadınlarda meme kanseri riski %36 artmaktadır. Hormon replasman tedavisi alan kadınlarda da aynı şekilde meme
kanseri riski artmaktadır (10 yıl süreli kullanımda 1,3 oranında artış
söz konusudur).
Beslenme: Yağdan zengin
beslenmenin meme kanseri riskini artırdığı belirtilmektedir, liften fakir
beslenme konusunda ise tartışma söz konusudur.
Vücut
Ağırlığı: Premenapoz döneminde düşük vücut
ağırlığı, post menopoz döneminde ise artmış vücut ağırlığı meme kanseri riskini
artırmaktadır.
Alkol
Alımı:
Alkol meme kanseri riskini artırmaktadır.
Egzersiz: Adolesan
ve erişkin dönemlerde yapılan egzersizlerin 40 yaşın altındaki kadınlarda meme
kanseri riskini azalttığı belirlenmiştir.
Radyasyona
Maruz Kalma: Özellikle 30 yaşın altında ve puberteden
önce radyasyona maruz kalma meme kanseri riskini artırmaktadır.
Meme
Kanserinde Risk Faktörleri
Meme
Kanserinin Belirti ve Bulguları
Ağrı: Ağrı çoğunlukla meme
kanserine eşlik eden bir bulgu değildir ve ağrıya daha çok kanserin geç
evrelerinde rastlanır.
Kitle: Meme kanseri olan
hastaların yaklaşık olarak %70'inde ilk bulgu kitledir. Kitle sert ve
hareketsizdir; ancak etrafındaki meme dokusu ile birlikte hareket
ettirilebilir. Kitlenin sınırları zor belirlenir ve ağrısızdır.
Deri retraksiyonu: Cooper bağlarına infiltre olan tümörlerde görülür. Başlangıçta hasta normal
durumda iken görülmez ancak hasta kollarını yukarıya kaldırdığında fark edilir.
Deride
ödem:
Bu belirti tümör hücrelerin lenf damarlarını tıkaması sonucu oluşur. Lenf akımı
yavaşlayınca deri kalınlaşır ve kıl folikülleri içeri
çekilir; bu durum derinin portakal kabuğu gibi görünmesine (peau
d'orange belirtisi) neden olur.
Eritem: Lenfatiklerin tıkanması ile derinin beslenmesi
bozulur ve deride eritem (kızarıklık) oluşur.
Meme
derisinde ülserasyon: Meme derisinin
beslenmesinin gittikçe daha çok bozulması sonucu ülserasyonlar
meydana gelir.
Meme başı retraksiyonu: Meme başında içe batma, ya
da bir yana çekilme olmasıdır. Tümörün yerine göre santral tümörlerde meme başı
içe batar, üst dış kadran tümörlerinde yukarı ve dışa döner.
Meme
başında akıntı: Meme kanseri olan hastaların %10'unda meme başı akıntısı
ilk belirti olarak karşımıza çıkar. Spontan, tek
taraflı ve kanlı ya da kanlı-serözdür.
Kol ödemi: Tümör hücrelerinin
koltuk altında bulunan lenf nodlarına yerleşmesiyle
bölgenin lenfatik drenajının kesilmesi sonucunda ortaya çıkar.
Enflamasyon bulguları: Hastaların %4'ünde
kanser kendini enflamasyon bulguları ile ortaya
koyar. Meme bütünü ile büyür, derisi kızarır ve ödemlidir. Deride portakal
kabuğu görünümü hakimdir. Kitle bu belirtilere eşlik edebilir de etmeyebilir
de.
Meme
Kanserinde Yerleşim ve Yayılım
Primer meme kanseri lezyonlarının kadranlara
göre görülme oranı, üst dış kadranda %50, areola
bölgesinde %18, üst iç kadranda %15, alt dış kadranda %11,
alt iç kadranda %6'dır (12). Meme kanseri yayılımını kan ve lenf yolu
ile yapar. En sık metastaz yaptığı organlar; kemik (%71), akciğer
(%69), karaciğer (%65), plevra (%51), adrenal
bezler (%49), deri (%30), beyin (%20) dir.
Meme
Kanserinden Korunma
Meme kanserinin etyolojisi çok kesin olmadığı ve risk faktörleri kontrol
edilebilir etmenler olmadığı için meme kanserinden tam korunma söz konusu
değildir. Ancak aşağıdaki önlemlerin meme kanseri riskini azaltabileceği
düşünülmektedir.
Meme
Kanserinde Erken Tanı
Meme Kanserinde Amerikan Kanser Birliği
tarafından önerilen meme kanseri tarama rehberi:
|
Yaş Grubu |
Yöntem |
Uygulama Sıklığı |
|
20
- 39 |
KKMM* |
Her
Ay |
|
Klinik
Muayene |
3
Yılda Bir |
|
|
40
- 49 |
KKMM* |
Her
Ay |
|
Klinik
Muayene |
Her
Yıl |
|
|
Mamografi |
1
- 2 Yılda Bir |
|
|
50
Yaş ve Üzeri |
KKMM* |
Her
Ay |
|
Klinik
Muayene |
Her
Yıl |
|
|
Mamografi |
Her
Yıl |
* KKMM:
Kendi Kendine Meme Muayenesi
1. Mamografi:
Mamografi üç boyutlu meme
yapılarının X ışını kullanarak iki boyutlu olarak görüntülenmesidir. Mamografi
memede ele gelen lezyonlara göre çok daha erken bir
evrede olan, klinik olarak gizli durumdaki, palpe
edilemeyen meme kanserlerini belirlemeye yarar. Meme kanseri palpe edilebilir durumuma gelmeden iki yıl önce mamografi
ile belirlenebilir. Mamografinin kanser tanısında duyarlılığı ortalama olarak %83
tür.
Mamografi meme
kanseri belirtisi ve bulgusu olan olgularda, klinik olarak yüksek risk taşıyan
kadınlarda ve meme ile ilgili yakınması olsun ya da
olmasın 50 yaşın üstündeki tüm kadınlarda klinik muayeneye ek olarak yılda bir
çekilmelidir. Çalışmalara göre düzenli mammografi
meme kanseri mortalitesini %25-45 oranında
azaltmaktadır (Frisell ve ark. 1997, Vandijk 1996, Jatoi 1999).
Ancak 40-49 yaşları arasındaki etkisi tartışmalıdır ve 35 yaşın
altında da önerilmemektedir.
2. Klinik Meme muayenesi (KMM):
KMM memenin
değerlendirilmesinin en önemli kısmıdır. Genellikle 1 cm den küçük derin
lezyonların elle belirlenmesi güçtür, ancak yüzeysel
olan 0,5 cm ya da daha küçük lezyonlar KMM ile belirlenebilir. KMM mümkünse menopoz
öncesi kadınlarda menstruasyonun ilk gününden 7.
ile 10. günleri arasında yapılmalıdır. Muayene gözlem ve elle muayeneyi
kapsamalıdır. Elle muayene hem ayakta hem yatarak yapılmalıdır.
3. Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM)
Amerikan Kanser Birliği,
kendi kendine meme muayenesine (KKMM) 20 yaşında başlanması gerektiğini
ve aynı zaman da hemşirelerin kadınları KKMM konusunda eğitmekten sorumlu
olduğunu belirtmektedir.
Meme
kanserlerinin yaklaşık %90'ı hastaların kendi tarafından
belirlenmektedir. Bu nedenle 20 yaşın üzerindeki kadınlarda klinik meme
muayenesi ile desteklenen kendi kendine meme muayenesi meme kanserinin erken
tanısında önemli yöntemlerdendir. KKMM kolay, herkes tarafından uygulanabilen
ve maliyeti olmayan bir tarama yöntemdir.
Kendi Kendine
Meme Muayenesi Nasıl Yapılır?
KKMM'nin ayın herhangi bir gününde yapılmaması gerekir. Menstruasyonu devam eden kişilerde; menstruasyonun
ilk gününden sonraki 5., 6., ve 7. günler kendi kendine
meme muayenesi için en uygun dönemdir. Diğer zamanlarda memede; adete hazırlık
nedeniyle oluşan değişiklikler yanılgılara yol açabilir. Menapoz
ve hamilelik döneminde olanlarda ise ayın belirlenen bir gününde kendi kendine
meme muayenesi yapılabilir.
KKMM gözlem
yaparak muayene ve elle muayene olmak üzere iki basamakta
gerçekleştirilir.
Gözlem
Yaparak KKMM
1.
Belden yukarısı çıplak ve kollar yanda olacak şekilde bir aynanın
önünde ayakta durulur (Şekil 1) ve daha sonra kollar kaldırılarak eller
başın arkasına konur (Şekil 2). Şekil 1 ve Şekil 2'deki pozisyonda
aşağıdaki belirtilerden herhangi birinin olup olmadığını kontrol edilir:
|
|
|
|
Şekil
1 |
Şekil
2 |
o
Memelerin birinde anormal büyüme olması,
o
Bir memenin diğerinden anormal şekilde sarkık olması
o
Meme üzerinde kızarıklık, renk değişikliği, yara olması
o
Meme cildinde buruşukluk, gözenekler olması (portakal kabuğunda
olduğu gibi)
o
Meme ucunda çukurlaşma, renk değişikliği olması
o
İki meme ucunun farklı yönlere dönük olması
o
Meme üzerinde ya da koltukaltında
şişlikler olması
o
Kolun dirsekten yukarı kısmında anormal şişlik olması
2.
Eller bele konur ve iki meme birbirine yaklaştırılmak isteniyormuş
gibi göğüs kasları sıkıştırılır. Kasları sıkıştırıldığında memelerde içe çökme
ve meme uçlarında farklı yönlere dönme olup olmadığını kontrol edilir. Öne
doğru iyice eğik pozisyonda her iki memenin aynı şekilde aşağıya sarkıp
sarkmadığına bakılır.
Elle KKMM
Elle muayene
için öncelikle muayene edilecek bölgenin belirlenmesi gerekir. Muayene edilecek
bölge yatay olarak göğüs kemiğinin ortasından koltukaltının orta hattına
kadardır. Dikey olarak ise köprücük kemiği ile meme altının birkaç santimetre
alt kısmının arasında kalan bölgedir.
Elle muayenede
elin işaret, orta ve yüzük parmaklarının iç kısımları kullanılır. Memenin elle
muayenesine ayakta durur pozisyonda başlanır. Sol memenin muayenesi için sol
kol başın üzerine kaldırılır. Sağ elin orta üç parmağının iç yüzü ile muayene
edilir. Aynı işlem sağ meme içinde tekrarlanır ve sonra sırtüstü yatar
pozisyonda memeler tekrar muayene edilir.
|
|
|
|
Şekil
3 |
Şekil
4 |
Daha sonraya
muayeneye yatar pozisyonda devam edilir. Sırtüstü uzanılır ve muayene edilecek
memenin olduğu taraftaki sırtın altına ince bir yastık yerleştirilir ve aynı
taraftaki kol başın altına konur (Şekil 3). Bitişik olarak parmak
uçlarının iç kısımları ile önce dairesel, sonra dikey ve son olarak da dıştan
meme ucuna doğru (Şekil 5) hareketlerle bastırarak memenin her yeri
muayene edilir. Hareketler sırasında parmaklar memeden hiç kaldırmadan meme
üzerinde kayıyormuş gibi hareket ettirilir. Böylece memenin her yeri muayene
edilmiş olur (Şekil 4).
|
|
|
Şekil
5 |
Parmaklarla meme
sertlik, ağrı ve kitle (tümör, yumru) yönünden kontrol edilir. Aynı parmaklarla
Şekil 4 ve Şekil 5'da gösterilen hareketlerle koltuk altında
şişlik olup olmadığına bakılır. Yastık aksi tarafa konarak tüm işlemler diğer
meme için tekrar edilir.
|
|
|
Şekil
6 |
Meme başı parmak
uçlarının arasına alınarak nazikçe sıkılır ve akıntı gelip gelmediğine bakılır.
Kişi muayenenin elle yapılması gereken bölümünü banyoda da yapabilir (Şekil
6). Sıcak su kasların gevşemesini sağlar. Ayrıca su ve sabun parmakların
kayganlığını artırarak muayeneyi kolaylaştırır. Banyoda yapılmayan elle
muayenelerde kayganlığı sağlamak için losyon kullanılabilir. Muayene süresi her
meme için en az 5 dakika olmalıdır.
Kaynaklar
1.
T.C.Sağlık Bakanlığı İstatistikleri
2.
Hossfeld D.K., Sherman C.D., "Klinik Onkoloji" , Uluslararası
Kanserle Savaş Birliği-5, Ed. Kars A, Sarıalioğlu F, Fırat D., Ankara,Başbakanlık Basım Evi,
1992, s:236.
3.
Koçak S., "Kimler Meme Kanseri Olur?", Klinik Bilimler ve
Doktor, Ocak, 6 (1), 2000,
4.
Lemone P., Burke
K.M., "Medical Surgial
Nursing -Criitical Thinking in Client Care", California, 1996, s 2039-2057
5.
Carpenter L.C., "Nursing Care of Clients with Breast
Disorders" Clinical Management for Continuity of Care-5,Edi: Black J.M., Jacobs E.M., W.B. Saunders Comopany, London 1998
6.
Black J.M., Jacops E.M., "Clinical Manegement for Continuo of Care" Five Edition, W.B. Saunder Company, Phdelphia, 1997
7.
Ignatavicius D. D., Wormen M.N., Mishler M.A., "Medical Surgical Nursing", A Nursing Process Aproach", Second Edition, W.B. Saunder Company, Phidelphia, 1995
8.
Smeltzer S.C., Bare B.G., "Medical Surgical Nursing", Eight Edition, Lippincott, 1996
9.
Doizer K.J., Mahon S.M., "Cancer Prevention, Detection and Control, A Nursing Perspective", Oncology Nursing Society Pittsburg, PA, 2002,
s:389-444
10.
Gross R.E.,"Breast Cancer: Risk Factors, Screening and Prevention", Seminars in Oncology Nursing, Vol;16, No:3, 2000,
s176-184
11.
Baird S., McCorkle
R., Grant M., "Cancer Nursing- A Comprehensive Apporoach, Philedelphia, WB Saunders, 1991
13.
Barcley V., "Kanser
Hemşireliğinde Temel Kavramlar" Ed:Platin N.,
UICC, Ankara 1987, s:78
14.
Feldmen J., Carter A., Nicastri a.et al. "Breast Self Examination: Reletionship to Stage of Breast Cancer at Diagnosis", Cancer 47, s: 2740-2745.
15.
Foster R.Jr.,
Costanze M.C., "Breast Self Examination
and Practices and Breast Cancer
Survival", Cancer, 53,
1984, s: 999-1005
16.
Huguley C.M., Browvn R.L., Greenberg R.S., et
al.,
"Breast Self Examination and Survival From Breast
Cancer" Cancer, 62,
1988, s: 1389-1396
17.
Rudledge D.N., "Factors Reladed to Women's Practice
of Breast Self- Examination", Nursing Research, July, 36 (2), 1986, s:
117-121
18.
Gray M.E., " Factors Related to Practice of Breast Self-Examination
in Rural Women" , Cancer Nursing, 13 (2), 1990, s:
100-107.
19.
Akyolcu N., "Kadınların Meme
Kanseri ve Kendi kendine Meme Muayenesi Hakkındaki Sağlık Bilgisi Düzeylerinin
Ölçülmesi", Uluslararası Cerrahi Kongresi Cerrahi Hemşireliği Seksiyonu
Konuşmaları ve Bildirileri Kitabı, 9-11 Haziran İstanbul, 1988, s:209-215
20.
Aydemir G., ve Halk Sağlığı Stajerleri.,"15-49 yaş Evli Kadınların Kendikendine Meme Muayene Yöntemi İle İlgili
Bilgileri", Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu Dergisi, 6(3), 1990,
s: 1-10
21.
Bahar Z., Özsoy S., "Determination of Self Breast Examination of Married Women Over
Fıfteen Years Old", The European Cancer Conference, 29 Oct-2 Nov, Paris, France, 1995
22.
Bahar Z., Türkistanlı E., Ömercikoğlu
Ö.,
"The Determination of the Knowledge Levels
of Married Womwn Between the Ages
15-49 about the Self-breast Examination",
The European Cancer Conference, Sept14-18,
Hamburg, 1997
23.
Nural N., Akdemir N., "Dahiliye
Servislerinde Yatan Hastalarda Kanser Risk Faktörleri ve Erken Tanı
belirtilerinin Saptanması", Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksek
0kulu Dergisi, 4(2), 2000, s:1-13
24.
Bedük T., Şen S., "Hemşirelerin
Kanserin Erken Tanısında Kendi kendine Yapılan Meme Muayenelerine İlişkin
Uygulamaları ve Bu Muayeneleri Yapmama Nedenleri", III. Ulusal Hemşirelik
Kongresi Kitabı,Cumhuriyet Üniversitesi hemşirelik Yüksek Okulu, Esnaf Ofset
Matbaacılık, Sivas, 24-22 Haziran 1992, s:448-455
25.
T.C. Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması
Genel Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı A.B.D. İnsan
Sağlığını Geliştirme Vakfı, Jhpıego, Damla
Matbaacılık, Reklamcılık ve Yayıncılık Tic. Ltd.Şt,
İstanbul, 1997.