Aile Hekimliği ve e-Sağlık

Aile hekimliği uygulaması, sadece sağlık hizmetinin değil; sağlık hizmetin yönetiminde de önemli değişiklikler getirdi. Şöyle ki; aile hekimliği uygulaması öncesinde Sağlık Bakanlığı, birinci basamak sağlık hizmetlerine dair bir takım göstergeleri tüm sağlık ocaklarından toplamaktaydı.

Bu işlem için, sağlık ocaklarımız genellikle ay sonlarında verilen hizmete dair bir takım bilgileri İl Sağlık Müdürlüklerine bildiriyor; onlar da bu bilgileri Bakanlığımızın Temel Sağlık İstatistikleri Modülü (TSİM) adı verilen bir uygulamaya giriş yapıyorlardı. Her ne kadar TSİM, bilgilerin elektronik ortamda Bakanlığa gelmesini sağlasa da, sağlık ocakları ile İl Sağlık Müdürlükleri arasındaki bilgi akışı genellikle kâğıt ortamda yapılmaktaydı.



TSİM, bu zor şartlara rağmen Bakanlığımızın karar süreçlerinde etkin olan önemli bir sistem olarak uzun süre yerini korumuştur. Ancak aile hekimliği uygulamasının gelmesiyle, birinci basamak sağlık hizmetlerinde yapılmaya başlanan değişiklik, Bakanlığımızın TSİM konusunda da bir iyileştirme yapması için fırsat vermiştir. Nitekim, aile hekimliğinin de içinde yer aldığı Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın önemli bir diğer bileşeni de, aile hekimlerinden de veri toplamayı hedefleyen Ulusal Sağlık Bilgi Sistemi’nin (Sağlık-NET) kurulmasıydı.

Sağlık-NET’in ve aile hekimliği ile olan ilişkisini açıklamadan önce, -şimdiye kadar başarılı hizmetleri olmakla beraber- zaman içerisinde gelişen teknoloji karşısında bazı dezavantajlara sahip olmaya başlayan TSİM’den bahsetmekte yarar var.

TSİM’in Dezavantajları

- TSİM, sahada üretilen sağlık hizmetine dair detay verileri değil, verilerden elde edilmiş (hesaplanmış) bilgileri toplamaktaydı. Örneğin, ilgili dönem içerisinde kaç gebeye izlem yapıldığı, vb. gibi. Bu izlemin, kime, kaç yaşında bir gebeye, kaçıncı gebeliğinde yapıldığı gibi detaylar mevcut değildi. Veri yerine bilgi toplamanın bizatihi dezavantajları vardır ki, bunlardan da bazılarını aşağıda sıralayalım; Bakanlığımız Bilgi İşlem Dairesinde Teletıp ile ilgili tüm operasyonların yönetildiği bir Teletıp Merkezi kurulmuştur. Teletıp kapsamında yer alan gönderici hastaneler radyoloji ve patoloji görüntülerini önce teletıp merkezine iletmektedir. Teletıp merkezinde gerekli yönlendirmeler yapılarak alıcı hastanelerin ilgili görüntüleri raporlaması sağlanmaktadır. Teletıp hizmetleri ile ilgili gerçekleştirilen tüm işlemler Teletıp Merkezinde raporlanmaktadır.

Bir bilginin karar sürecinde etkisi, onun ne kadar detaylı olduğu ile orantılı olduğundan, TSİM’in yararları da bu oranda kısıtlı olmaktaydı.

TSİM ile elde edilen bilgiler dışında yeni bir bilgiye daha ihtiyaç duyulduğunda, bunun da ayrıca sahadan toplanması gerekmekteydi ki, bu hemen uygulamaya alınması kolay olmayan bir değişiklikti. Bu yeni bilgi,sahadan toplanmaya başlansa bile, bu bilginin o tarihten önceki dönem için elimizde olmayıp, toplanmaya başladıktan sonraki dönem için elde edebildiğimiz bir bilgi olmaktaydı. Halbuki, bilgi yerine, bilgilerin elde edilebileceği veriler toplanmış olsaydı, şayet ihtiyaç duyduğumuz yeni bilgiler, eldeki verilerden elde edilebilen bir bilgiyse (ki genellikle böyledir), o zaman sahadan topladığımız veriler üzerinde bir değişiklik yapmaksızın, üstelik gemiş tarihleri de kapsayacak şekilde bu bilgiyi hesaplamamız ve karar sürecinde kullanmamız mümkün olmaktadır.

Detay veri yerine sadece bilgi toplamak, TSİM’den genellikle ve sadece Bakanlık merkez birimlerimizin faydalanmasına imkan tanımaktaydı. Nitekim toplanan göstergeler, sağlık hizmetine dair genel bilgiler sunmaktaydı. Halbuki, detay veriler toplanmış olsaydı, bu verilerden elde edilen değişik seviyelerdeki bilgiler, sağlık hizmeti veren kişilerden, Bakanlık merkez birimlerine kadar tüm paydaşlar için faydalı bilgilere dönüştürülebilirdi. Hatta, vatandaşın kendisi dahi, almış olduğu sağlık hizmetine dair verilere erişip kullanabilirdi.

- TSİM, bilgiyi doğrudan üretildiği yerden (sağlık ocakları ve kısmen de hastaneler) değil, İl Sağlık Müdürlüklerinden toplamaktaydı. Bu durum, bilginin kalitesi üzerinde olumsuz etkiler göstermekteydi. Kalitesine yeterince güvenilmeyen bilgilerin, karar sürecinde etkili olması da giderek zorlaşmaktaydı.

- İl Sağlık Müdürlükleri ile sağlık ocakları arasındaki bilgi akışı, genellikle kağıt ortamda olduğunda, bilginin hazırlanması, taşınması ve yeniden TSİM’e girilmesi, önemli bir kaynak kaybına neden olmaktaydı.



Netice itibariyle, 1995 yılından itibaren Bakanlığımızın önemli bir yönetim aracı olan TSİM, gelişen teknoloji ve artan ihtiyaçlar karşısında yetersiz hale gelmiş ve miadını doldurmuştu. Nitekim, buna benzer tespitler, 2002 Aralık ayında yayınlanan Sağlıkta Dönüşüm Programı kitapçığında da yapılmış ve gelişen teknolojiler ışığında kurulacak olan yeni bilgi sisteminin (Sağlık-NET) özelliklerinden de bahsedilmiştir.



Nihayet 2005 yılında Düzce ilimizde Aile hekimliği uygulaması ön pilot uygulama olarak başlatıldı. Ancak o tarihlerde henüz Sağlık-NET ile ilgili standartlar belirlenmemiş ve aile hekimliğini de içine alacak şekilde entegre bir bilgi sistemi kurulmamıştı. Bu nedenle, sadece aile hekimlerinin kullanımına açık olan ve ileride Sağlık-NET ile entegre olmak üzere, müstakil bir bilgi sistemi projesi başlatıldı ve ortaya Aile Hekimliği Bilgi Sistemi (AHBS) çıktı.

AHBS, içerdiği bileşenler itibariyle, Sağlık-NET’in bir prototipi özelliği taşımaktaydı. Nitekim AHBS, sahada verilen sağlık hizmetine ait verileri doğrudan kaynağından alarak bir merkezde toplayan ve toplanan verilerden tüm paydaşlar için gerekli bilgileri üretmeyi hedefleyen bir bilgi sistemiydi. Amaç ve yöntem itibariyle Sağlık-NET ile aynı olmasına karşın, kapsam itibariyle Sağlık-NET’ten daha dardı ve sadece aile hekimlerimizden veri toplamaktaydı. Sağlık-NET ise, tüm sağlık kurumları arasında entegrasyonu sağlayan bir üst çatı niteliğindedir.

2008 yılından itibaren AHBS, Sağlık-NET ile tam entegre olmakta ve Sağlık-NET şemsiyesi altında yer almaktadır.

Aile Hekimliği ve e-Sağlık
Sağlık-NET’in Prototipi; Aile Hekimliği Bilgi Sistemi (AHBS)
Aile Hekimliği Türkiye Modeli
Aile Hekimliği Uygulamasına Başlayan İller